Sombrio Terreno

Sombrio Terreno

2-3 gün uyumayan, zaman zaman deli, zaman zaman psikopat, ( ikisi arasındaki farkı bilin :P ) saçmalamayı seven bir yapım var. Görüldüğü üzere video oyunları ve animelerden hoşlanan biriyim. Genellikle metal müzik dinlerim, eğer hoşuma giderse başka tarzda müzikler dinleyebilirim. Son olarak Avirl Lavigne delisiyim :P

Resident Evil 1

12/10/2008
Kategori: PC Oyunlari

Resident Evil 1

    ESKİ OYUNLAR

 Neden bilmiyorum ama eski oyunlara büyük bir merakım var.

Son dönemde piyasaya çıkan neredeyse bütün oyunlar, bize sadece grafik veriyorlar. Çoğunluğa hitap etmek için ya FPS oyunu ya da Aksiyon tarzı oyunlar çıkarıyorlar. Hattaha gerekirse oyun’un ana özelliğinden uzaklaşıp, bambaşka bir oyun yapabiliyorlar. Örnek gösterilebilecek en önemli oyunlardan biriside Resident Evil serisi.

 

 

  Bir çok yerde değinildiğini biliyorum ama bu yazıda da değinmek istiyorum. Seriye RE 4 ile başlayan oyuncular, oyunu çok sevdiler. Genel olarak bu kişiler yaşları genç, yeni oyunculardı. Fakat RE serisi’nin fanları’nın çoğu oyunu beğenmedi. Neden mi ? Çünkü oyun’un formatı tamamen değişmişti. Artık gerilim yerine, tamamen aksiyon vardı. Daha bir çok özellik de değişmişti ama bunları anlatmak istemiyorum. Zaten anlatacağım oyun RE 4 değil RE 1. Yani efsane’nin başlangıcı.

 

   Resident Evil 1 1996 yılında PS 1 için çıktı. Oyun bir çok bakımdan Alone In The Dark kopyası olarak görüldü. Fakat hiç de öyle değildi. RE 1 atmosferi, bulmacaları, gerilimi ile gerçekten muhteşem bir oyundu. Kısa süre içerisin de seri’nin devam oyunları geldi ve başarısı büyüdü.

 

  BİR ZAMANLAR ZOMBİLER VARMIŞ...

 Oyun’un hikayesine gelecek olursak; Sene 1998. Racoon City’nin ormanında garip olaylar dönmektedir. Orman’ın içinde bir sürü ceset bulunmuştur ve bu cesetler, vahşi bir biçimde parçalanmıştır. Olaylar’ın araştırılması için S.T.A.R.S ekibinin Bravo takımı ormana gönderilmiştir. Bravo takımı geri dönmeyince Alpha takımı devreye girmiştir. Olay yerine vardıklarında zombi köpeklerin saldırısına uğramışlardır ve bulundukları yerin yakınındaki malikaneye sığınmışlardır. Amaçları buradan canlı bir şekilde çıkabilmektir. İşte böyle bir hikaye ile oyuna giriş yapıyoruz. Ardından olaylar gelişiyor.

 

 Malikane de oyuna başlıyoruz. Oyun’un başında seçeceğiniz karaktere göre oynama şeklinizde değişiyor. Karakterlerden biri Jill diğeri ise Chris. Hikayeyi tam anlamak açısından ikisi ile de oynamkta fayda var. Ben Jill ile oynadığım için, incelemeyi de Jill’in oynanışına göre anlatacağım. Malikane’ye girdiğimiz de Wesker ve Barry bizimle birlikte. Fakat ortalarda Chris yok. O sırada içeriden bir kurşun sesi gelir ve Barry ile Jill sesi kontrol etmeye gider. Böylelikle RE tarihi’nin ilk zombisiyle karşılaşmış olurlar. Geri döndüklerinde Wesker da kaybolur. Daha sonrada Barry’den ayrılırız ve tek başımıza kalarak gerilimi hissetmeye başlarız.

 

 TEK BAŞIMAYIM, KORKUYORUM, GERİLİYORUM

 Oyun’un başlangıcını da anlattıktan sonra sıra geldi oynanışa. Başlangıç olarak kontrollerden bahsetmek istiyorum. Oyun PS1 gamepad’i için çok güzel tasarlanmış olsada, PC için aynısını söylemek zor. En azından alışıncaya kadar zorlanıyorsunuz.

Kontrollerdeki zorluk yüzünden gerilim biraz daha artıyor. Tabiki gerilimi arttıran durum kontroller değil. Öncelikle oyunda büyük oranda mermi sıkıntısı çekiyorsunuz. Bu yüzden her merminiz sizin için çok önemli. Boşa ateşlediğiniz her mermi’nin acısını ileride çekiyorsunuz. Mermi’den sonraki en büyük sıkıntıda sağlık. RE’de sağlığınızı doldurmak için, sprey yada yeşil bitkilerden kullanmalısınız. Eğer yeşil ve kırmızı bitkiyi karıştırırsanız daha çok can veren bir karışım elde etmiş olursunuz. Bunların yanında bir de mavi bitki var. Bu bitkide zehirlendiğiniz zaman Antidote amaçlı kullanılıyor. Bitkileri tanıtdıktan sonra tekrar onlara çok iyi bakmanız gerektiğini hatırlatmak isterim. Çok iyi bakmak derken sulayıp büyütmeyeceksiniz tabi. Gerçekten gerektiği zaman kullancaksınız. Çantanız küçük olduğundan en fazla 2-3 tane bitki alın ki diğer eşyalara yer kalsın. Çanta demişken, çanta’nın özelliklerinden de bahsedelim. Çantanıza toplam 8 tane eşya koyabiliyorsunuz. Bu da demek oluyor ki ne koyacağınızı bilmeniz gerek. Zaten 8 parça’nın en az 3 tanesini görevleriniz için gereken eşyaları koyarak harcıyorsunuz. Geriye kalıyor 5 parça. Bu 5 parça’nın 3’ü de bitki ve sağlık sprey’i olsa. Geriye kaldı 2 parça. Burayada en çok ihtiyaç duyacağınız silahları koyuyorsunuz. Anlayacağınız çanta’nın bu kadar küçük olması, gerilimi arttıran başka bir etken oluyor.

 

 Gerilmemizin yan sebeplerini anlattık ama ana sebebini söylemedik. Tabi ki zombiler. Zombiler, RE’yi RE yapan unsurdur. Zombisiz bir RE düşünülemez. Olmaz, olamaz. Bu zombiler insanlar gibi dayanıksız da değiller. Mutlaka kafalarından vurmanız gerek. Eğer bacağına yada vücuduna doğru ateş ederseniz pek de etkisi olmuyor. Ayrıca bir zombi’nin mutlaka ölü olduğundan emin olmalısınız. Yoksa bacağınıza elveda dersiniz. Tabi ki oyunda düşman olarak sadece zombiler bulunmuyor. Zombi köpeklerde bulunuyor. Zombi köpekler, zombilerden çok ama çok daha ölümcül. Onları gördüğünüz anda kaçacak yer arayın. Bir de örümcekler var tabi. Bu örümcekler, zombi ve zombi köpekler kadar ölümcül ve korkunç olmasalarda, sizi zehirledikleri anda başınız büyük bir belaya giriyor. Eğer yanınızda Antidote’unuz da yoksa vay halinize. Son olarak Boss’lar. Oynamamın  üzerinden bayağı bir zaman geçtiği için, şuan sadece 2 Boss’u hatırlıyorum. 1.’si dev örümcek. Küçük örümcekler yetmiyormuş gibi bir de başımıza bu dev örümcek kesiliyor ve işimiz iyice zorlaşıyor. 2. Boss’umuz ise Tyrant. Bu yaratığı Nemesis’in atası olarak da görebiliriz. Nemesis kadar baş belası olmasada oyun’un sonlarında onunlada bolca mücadele ediyoruz.

 

RAHATLAMA ZAMANI

 Sürekli geriliyoruz. Peki hiç mi rahatlamayacağız ? Tabi ki rahatlayacağız. Bunun için save odalarımız var. Save odalarına girdiğiniz zaman içinizi bir huzur kaplar. Öncelikle fark edeceğiniz şey, odaya girdiğiniz zaman ki müziktir. Sakin bir ortamda olduğunuzu anlarsınız. Ardından kutunuza gidip eşylarınızı düzenlersiniz. Ve son olarak da daktilonuzun çıkardığı güzel sesle oyunu kaydedersiniz. Tabi 4. oyunda böyle bir oda bulunmuyor. Sadece daktilo bulunuyordu. 5. oyunda ise daktilomuz da uçmuş ama yapacak bir şey yok.

 

  SADECE AKSİYON OLMAZ

 Evet sadece aksiyon olmaz. RE serisi’nin başka bir vazgeçilmezi de bulmacalarıdır. Genelde  şu parçayı bul, şuraya tak şeklinde olan bulmacaların dışında Adventure oyunlarıyla yarışabilecek bulmacalar da bulunuyor. Bulmacaların çoğu kilitli kapıları açmaktan geçiyor. Bunu da yukarıda dediğim gibi şunu götür, bunu getir yaparak kilitleri açıyorsunuz. Eğer bu şekilde bir şey yapılmıyorsa etraftaki notlar devreye giriyor. Bu notların bazıları takıldığınız yerin çözümü oluyor.

 

 GRAFİK VE SESLER

 Oyun’un oynanışından fazlasıyla bahsettiğimi düşünüyorum ve yazımın son kısımlarına geliyorum. Tabi ki grafik ve sesleri atlamak olmaz. Oyun’un PS1 zamanında çıktığını düşünürseniz grafiklerin kalitesini tahmin edebilirsiniz. Grafiklerin kalitesi bir yana, oyun yeni makinalarda sorun çıkartabiliyor. Duruma göre sesler gidebiliyor, ekran da çizgiler beliriyor, bazı yerler çok hızlı çalışırken bazı yerlerde oyun kasılıyor vs. Tabi bunlar normal karşılanabilecek durumlar. Çünkü oyun çok eski.

 

Seslere gelecek olursak. Seslendirme kadrosu gayet iyi. Fakat Jill’i seslendiren bayan’ın sesine pek ısınamadım. Jill dışındali karakter seslendirmeleri gayet başarılı. Bastığınız zemine göre değişen sesler de ufak bir ayrıntı olsa da insanın hoşuna gidiyor. Sonuç olarak sesler geçer not alıyor.

 

  FİNAL

 Sonuç olarak RE 1 gerçekten mükemmel bir oyun. PC’ye port edilme sorunu en büyük eksisi. Hem kontorller hem de grafikler insana az da olsa sorun çıkartıyor. Ayrıca çok az çeşit de yaratık var. Ama ne olursa olsun bu RE. Mutlaka herkesin oynaması gereken bir yapım. Oynamayan gerçekten çok şey kaybeder.

 

Artılar

-Mükemmel Gerilim

-Mükemmel Hikaye

-Kaliteli Seslendirmeler

-RE işte

Eksiler

-Kötü kontroller

-Kötü grafikler

-Port problemleri

 

Yapımcı:Capcom

Yayımcı:Capcom

Tür: Survival Horor

Platform:PS1-PC

Çıkış Tarihi:6 Aralık 1996 (PC)

ESRB:Mature (+16)

Oyuncu Sayısı:1

Editörün Notu:85

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

METAL GEAR SOLİD

13/7/2008
Kategori: PC Oyunlari


Metal Gear Solid 1
 Fan'ı olduğunuz bir oyunu anlatmak çok zor değildir. Oyunu öve öve bitiremezsiniz. Birisi en ufak bir laf söylese anında onu haksız çıkarmaya çalışırsınız. Tek kötü kelime bile ettirmezsiniz. Ben de MGS fanıyım. Ben de bu oyuna laf söyletmem ama objektif olmak zorundayım. Ayrıca MGS bir oyun değildir. Hayır, bir filmde değildir. MGS anlatılmaz, yaşanır. Şimdi neden bu adam MGS'yi bu kadar övüyor. Kesin fan'ı olduğu için diyebilirsiniz ama yazıyı sonuna kadar okuyun, daha sonrada gidip oyunu oynayın. Siz de artık bir MGS fanısınız =).

 Öncelikle oyunun yapımcısı dahiyane Hideo Kojima'nın geçmişinden bahsetmek istiyorum. Kojima 1987 yılında Konami ile çalışmaya başladı. Tabi o zamanki sistemler şimdiki gibi süper değildi. Bir ekranda en fazla 4-5 nesne anca durabiliyordu. Kojimadan bir aksiyon oyunu istendi. Kojima düşündü ve klasik aksiyon oyunları yerine bir stealth action oyunu yapmaya karar verdi. (Kojimaya SA oyunlarını yarattığı için ödül verildi. Ayrıca Guiness rekorlar kitabınada girdi.) Muhteşem senaryosu ile oyun piyasaya sürüldüve bir sürü hayranı oluşmuştu bile. Kojima büyük bir efsane yaptığından haberdar değildi tabi.


 Kojima'nın hikayesinden kısaca bahsettikten sonra sıra geldi oyun'un hikayesine. 2005 yılında Solid Snake Alaska da bulunan Metal Gear adlı nükleer bir projeyi durdurmak için görevlendirilmiştir ama işler bu kadar basit değildir. Teroristler Darpa'nın ve Amerika'nın başkanlarını kaçırmışlardır. Snake'in diğer görevide başkanları kurtarmaktır. Teroristlerin lideri ise Snake'in klon kardeşi Liquid Snake'den başkası değildir. Hikaye o kadar karışık ki anlatması bile çok zor. Oyun'un hikayesini anlayabilmeniz için iyi seviyede İngilizce'ye ihtiyacınız var. Eğer benim için hikaye önemli değil, ben oynanışa bakıyorum derseniz oyun'un %75'ini kaçırıyorsunuz demek. Zaten insanı MGS fan'ı yapan duyguda hikayeden kaynaklanıyor. Gerçekten anlatamıyorum. Oynayıp anlamanız lazım.

 Hikayeyi anlatmayı beceremediğim için oynanışa geçiyorum :D. Oyun PS1 koluna göre tasarlanmasına rağmen PC'ye çok iyi port edilmiş. Kontroller gayet rahat. Belirli silahlar dışında fps moduna geçip ateş edebiliyorsunuz. ( Diğer silahlar direk fps kamerasında oluyor zaten.) FPS moduna geçmeden de ateş edebilirsiniz ama hedefi vurmak çok daha zor olur. Snake'in yapabildiği haraketler ne yazık ki kısıtlı. Duvarlara yaslanıp, kafanızı çıkarabilir, dört yöne sıçrayabilir, herhangi bir yere yaslanırken eğilebilir (fakat yüreyemezsiniz :D) vs vs. Haraketlerimizin kısıtlı olması dışında diğer bir sorunda kamera açısı. Kojima Resident Evil benzeri bir kamera kullanmayı tercih etmiş. Bu kameranın kötü tarafı ise etrafınızı iyi görememeniz. Sürekli fps kamerasına geçip etrafı gözetlemek hem zor hem de oyun'u yavaşlatıyor. Oyunda 2 çeşit çanta diyebiliceğimiz bölmeler var. Bir çanta sadece silah taşırken diğer çantada can, radar gibi ekipmanlar taşıyor. Silahlara bakacak olursak bayağı çok zilahımız var. Öncelikle Snake'in en önemli silahlarından Socom. Bu silah'ın ucundaki iğne düşmanlarınız kanına karışıyor ve onları bayıltıyor. Vurduğunuz yere göre asker'in bayılma süreside değişiyor. Asker'i kafasından vurursanız anında yıkılıyor ama bacağından vurursanız etrafa bakıp 'ha-ho' gibi sesler çıkarıyor ve daha geç bayılıyor. Diğer silahlar ise: Nikita, Sniper, 45'lik, AK 45, Colt vs vs. Anlayacağınız silah listesi oldukça doyurucu ve bol. Sıra geldi ekipmanlara. Silahlar gibi ekipman sayımız da çok. Başta oyun boyunca kullanacağımız radar, canımızı dolduran ration, gece görüş gözlüğü, mayın tespit edicisi vs vs bir sürü ekipmanımız var. Aynen silahlar gibi ekipman listemiz de doyurucu ve bol. Codec adlı küçük bir cihazımızada ayrıca deyinmek istiyorum. Bu cihazı Mei Ling bulmuştur. Snake'in kulağına taktığı bir alıcıdır. Bu sayede Snake kapalı alanda olmasına rağmen üstü ile rahatça kontak kurabilmektedir. Yine ayrıca değinmek istediğim bir ekipmanda sigaramız. Evet, doğru duydunuz sigara. Snake sigarayı çok sever bunuda burdan belirteyim :D ama çok sevdiği için yanında taşımıyor elbette. Görünmeyen lazerleri bilirsiniz herhalde. Üzerine temas ettiğiniz anda alarm çalar. İşte Snake de bu lazerlere değmemek için yakıyor sigarasını. Sigara dumanı sayesinde lazerler'in haraketlerini görebiliyorsunuz ve lazerlerden kaçabiliyorsunuz. Snake sigara içtikçe canıda azalıyor ve sigara'nın buradan sağlığa zararlı olduğunu tekrar hatırlatıyorum.

 Yapay zeka'danda bahsedelim. Kojima düşmanları elinden geldiğince akıllı yapmış. Öncelikle sürekli olarak yardımlaşma ve belirli yerlere sahipler. Bir askeri bayılttınız diyelim. Diğer asker bayılan askerin yanına gelip, iki tekme atıyor ve onu ayıltıyor. Ayrıca etrafta güvenlik kameraları da mevcut. Güvenlik kameralarını Chaf Grenade atarak bir süreliğine etkisiz hale getirebilirsiniz. Askerlere yada kameralara görünürseniz; askerler Alert moduna geçiyor ve sizi buldukları anda haklıyorlar. Alert durumu bittikten sonra bir süre yardımcı ekipler durmaya devam ediyor ve sizi arıyorlar. Yardımcı ekip de gittikten sonra o bölgenin askerleri sizi aramaya devam ediyor ve yine sizi bulamazlarsa, eski halinize geliyorsunuz. Sonuç olarak sürekli çatışmadan kaçmalı ve görünmeden ilerlemelisiniz.

 Oyun'un hikayeden sonra en önemli özelliği ara videoları. Hideo Kojima hep film yönetmeni olmak istemiş ama oyun sektörüne girmiş bir kere. Bu demek değil ki oyun da film gibi olmayacak. Oyun'un yarısı ara videolardan oluşmakta. Videoların hiç birinde asla sıkılmıyorsunuz. Zaten çoğunda aksiyon tavan yapıyor. Hattaha fantastikliğe de kaçabiliyor. Ara sıra da  konuşmalar ve oyun hakkında bilgiler'in olduğu ara sahnelerde çıkıyor tabi.

 Hikaye'nin bu kadar başarılı olması'nın bir sürü sebebi var ama bunlardan en önemlisi karakterlerin muhteşem bir şekilde düzenlenmiş olması. Karşınıza çıkan her Boss'un farklı hikayeleri var ve her biride acıklı. Oyun boyunca 3-4 kez ağlamanız mümkün. Şahsen benim gözümden yaş geldi. Kısaca karakteleri tanıtalım bir de.

 Solid Snake

 Oyundaki ana karakterimiz Solid Snake, Big Boss'un son klonu. Ama bu tamamen apayrı bir konu. Hiç girmeyelim içinden çıkamayız. Snake ayrıca eski bir Foxhound üyesidir. Zanzibar olayından sonra evine çekilen Snake bu görevle yeniden dönmüştür. (Zanzibar olayına da hiç girmeyelim :D)

Liquid Snake
 Oyundaki ana Boss. Big Boss'un ilk klonu. Snake'den ve babasından nefret eder. Çünkü kendisine kötü genler'in Solid Snake'e ise iyi genlerin verildiğini düşünmektedir.(Haksızda değil hani :D)

 Roy Campbell
Oyunda bizi yönlendiren komutanımız.
 
 Revolver Ocelot
Adından da anlaşılacağı gibi bir Revolver ustasıdır. Revolver'a silahtan çok çocuğu gibi bakar ve silahı kullanmak da ustadır. Liquid'in sağ koludur.

 Meryl Silverburgh
Roy Campbell'in kızıdır ama roy Snake'e onun amcası olduğunu söyler.

 Mei Ling
Oyunda kullandığımız radar ve codec'i bulan kişidir.  Çin asıllıdır.

 Naomi Hunter
Sağlık görevlimizdir ayrıca genler ve gen terapisi konusunda uzmandır.

 Nastasha Romenenko
Oyunda çok önemli bir yeri yoktur. Nükleer silahlar konusunda uzmandır.

 Master Miller
Tam adı McDonnel Benedict Millerdır. Hayatta kalma teknikleri konusunda uzmandır.

Hal Emmerich (Otacon)
 ArmsTech şirketinde çalışan bir mühendis olan Metal Gear REX'in tasarımcısı Hal Emmerich, Shadow Moses'a yapılan terörist saldırı sonucu rehin düşmüştür. Görev sırasında Snake ile tanışan Otacon ile Snake'in uzun süren bir arkadaşlığı olacaktır. (Metal Gear Rex'i yazı sonunda açıklayacağım)

Psycho Mantis
 Gerçek bir pisişik güce sahiptir. Askerlerin beyinlerini yıkamıştır. Bu sayede askerlere emir verebilir.

Cyborg Ninja
 Aslında Snake'in eski bir dostu aynı zamanda eski bir düşmanıdır. Vücudundaki parçalar tekrardan birleştirilmiştir ve robot halindedir. Ölmeden önceki Ninja özelliklerini korumaktadır.

Vulcan Raven
 Alaska yerlisidir. Aynı zamanda bir shamandır. Vücudu çok güçlüdür ve soğuğa karşı dayanıklıdır.

Sniper Wolf
 Adından da anlaşılacağı gibi usta bir Sniper'dır. Aynı zamanda Wolf olarak da anılır. Irak da savaş alanının ortsaında büyümüştür.

 Grafikler zamanı için mükemmeldir. PS1'in en iyi grafikli oyunlarındandır. Hideo Kojima PS1'in nimetlerini sonuna kadar kullanmış resmen. Fakat PC için aynısını söyliyemem. Daha iyi bir port yapılabilirdi ps1' göre. Yine de onca karakterin detayı ve değişik mekanları kullanarak çok çok iyi bir iş çıkartmış Hideo. Bu kadar eski bir oyun için grafiklerden daha fazla bahsetmek mümkün değil ne yazık ki.

 MGS'nin bir diğer bombası ise müzikleridir. Harry Gregson Williams tarafından yazılan müzikler gerçekten tarihe geçecek kadar güzeldir. Hele oyunu oynayıp bitirdiyseniz, MGS'nin müzikleri size büyük anlam ifade eder. Her gün hiç bıkmadan dinlersiniz. Bu yazıyı yazarken de arkada MGS çalıyor ve ben yine delleniyorum. :D Sesler ise müzikler kadar bomba olmasada çok kaliteliler. Snake'i seslendiren David Hayter'i çoğunuz duymuşsunuzdur zaten. Sadece o değil diğer tüm karakterlerin sesleri çok başarılı bir şekilde kaydedilmiş. Aynı zamanda silah, araç ve üzerinde dolaştığınız mekanlarda çok iyi seslendirilmiş.
 
 Yavaş yavaş sonuca gelmem gerek. MGS kesinlikle ama kesinlikle oynanması gereken bir yapıt. Bu tarif edemediğim şeyi bir şekilde oynayın. Oyun da denmez film de denmez. Tarif edilemez. Hikayesi Hollywood filmlerinden bile mükemmel. Müzikleri de aynen öyle. Karakterlerin her biri ayrı bir şekilde aklınızda kalıyor. Finlimi şöyle bitirmek istiyorum; BAŞKA HANGİ TANIMLANAMAZ ŞEY SİZİ GÖZ YAŞLARINA BOĞAR ? bu soruyu oyunu oynadıktan sonra HİÇ BİR ŞEY  diyerek cevaplayacağınıza eminim =).

'+'lar ve '-'ler

+Muhteşem hikaye
+Muhteşem Müzikler
+Muhteşem TANIMLANAMAYAN MGS

-Kamera açıları
-Hraketlerimizin kısıtlı olması

Grafik       %100
Ses          %100
Oynanış    %90
Hikaye      %100
Genel        %95

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GTA 4 Grafik Karşılaştırması

29/4/2008
Kategori: PC Oyunlari

http://www.gametrailers.com/player/usermovies/209601.html
Adresinden videoyu seyredebilirsiniz.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Turok Pclerde

29/4/2008
Kategori: PC Oyunlari

Propaganda Games tarafından geliştirilen ve Aspyr Studios tarafından PC'lere optimize edilen FPS oyunu "Turoc", Kuzey Amerika'da $49.99 fiyat etiketiyle satışa sunuldu. Single-player modunun yanısıra, multiplayer modunda da 16 kişiye kadar destek veren oyunda, hem mouse hem de klavyemizi kullanabiliyoruz. Konsol versiyonunda 5 yeni harita barındıran indirilebilir "Velociraptor Pack" de çok yakın bir zamanda Pc'ler için de gelecek.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

GTA 4

29/4/2008
Kategori: PC Oyunlari

Evet, artık bu soruyu duymaktan sanırım oldukça sıkıldınız. Her geçen gün Grand Theft Auto 4'ün PC versiyonu hakkında dedikodular çıkıp duruyor. Ancak henüz Rockstar Games bu konu hakkında resmi bir açıklama yapmadı.

Bugün size vereceğimiz haber ise İsviçreli alışveriş sitesi CityDisc ile ilgili. CityDisc, bugün itibari ile Grand Theft Auto 4'ün PC versiyonunu ön siparişe sundu ve oyunun 30 Kasım 2008 tarihinde piyasaya sürüleceği belirtiliyor. Bu durum ne kadar doğrudur bilinmez ama bize göre Grand Theft Auto 4 her halükârda PC'ye gelecektir.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı